-->

21 Mart 2010 Pazar

Kadınlar iyidir de ben kuku sevmiyorum.

Geçen senelerde çok yakın bi arkadaşımla konuşuyoruz msnden, kamera işine girmişiz. Bi kafede böyle, LGBTT bi topluluktan insanlarla birlikte toplantı arası vermişler, herkes bilgisayarın başına geldi. Bütün dişiler heycanla bakıyor, gülüşüp el sallıyorlar, konuşuyorlar. Pek hoşlar, canlarım ama gavur bunlar, ben anlamıyorum ki Fransızca konuşuyorlar. Neyse, çok beğenmişler beni, çok tatlıymışım filan. Ahah dedim yirim sizi sevimli dişiler. Ama o kadar. Hep böyle oldu bu zaten. Lezbiyen kadınların ilgi alanında olmak da acayip hoşuma gidiyor. E ben de hissiz değilim neticede.

İlk öpüştüğüm çocuk kızdı mesela. Çocuk diyorum, çocuktuk çünkü ama bilinçli bi öpüşmeydi o. Kızlar tuvaletinde, deneme amaçlı. O zaman gayet ciddiydik deneme konusunda ama şimdi düşününce hiç de masum değil yani bildiğin öpüşmüşüz çünkü. Ama hetırlıyorum babam anlamıştı bi terslik olduğunu, hemen onu da annesi başka okula almıştı, benimle de çocuğum kızım şeklinde bir konuşma yağılmıştı. Hep sarmaş dolaş gezerdik hep böyle öpüşürdük filan. Eh garip tabi. Sene 90lar, biz ufağız. Geçen sene bi ilkokul feysbuk buluşması yapıldı, orda görüştük tekrar, uzaktan böyle baktık filan birbirimize, konuşmadık bütün gece. Gecenin sonunda ayrılırken bi öpüştük sarıldık görüşürüz mahiyetinde, ben görüşürüz sanmıştım gerçekten ama görüşmedik, afişe olma kaygısıydı belki. Feysbukuna da bakıyorum, hiç sevgilisi felan olmamakla birlikte, erkek fotoğrafı bile yok. Kesin lezbiyen olmuş bu. Belliydi zaten.

Naturel bir lezbiyenim galiba, gey dişilerin pek ilgisini çekiyorum. Ama kuku sevmiyorum. Bence kuku sevgisi başka bişi. Kukuyu hakkaten sevmek lazım lezbiyen olmak için, kuku işinden anlamak, kuku işine girmek lazım. Öyle erkek gibi sevmek değil ama, baya böyle kukuyla bir olmak filan lazım. Çünkü erkeğin kukuyla ilişkisi sınırlı nihayetinde, ama kadınınki öyle değil ki bebeyim. Bende hiç öyle hisler yok, o kadar ıslak bişeyi sevemem ki zaten ben.

Ama memenin yeri yüreğimde bi başka. O konulara hiç girmeyelim de bak, lisede bi arkadaşım vardı, nasıl aşık olmuştum, platonik ama kimseye de söylemiyorum filan, sonra bigün bostanlıda bi parka gittik, bi tane de şarap aldık, içiyoruz, içiyoruz, konuşuyoruz, eğleniyoruz tam, durduk yere şap diye öptü beni bu. Ama öyle insanca değil, bildiğin hayvan gibi öpüştük. Sonra bi şarap daha aldık. Sonra gün devam etti. Böyleyken böyle. Öhöm. Neyse.

Bi daha olmadı ama, korktuk galiba, bilmiyorum. Sonra aşık oldu o bi adama, ben de oldum. Görüştük uzun bi süre, ama hiç konuşulmadı bu mevzu, bi daha hiç öpüşülmedi. Ama gördüğüm en güzel dişiydi sanırım. Hala kafamdaki kadın imajı odur mesela. Deviant'ta da bikaç fotoğrafı var, açıp bakıyorum hep. Adaşım zaten. Ama adını yazınca çıkar mı bilmiyorum. Yaşlanmış biraz, büyümüş yani tabi.

Sonra başka kızlarla öpüşmem de oldu. Ama vurucuları bunlar benim için. Eski sevdiceğim erkek gibisin derdi bana, belki biraz öyle bi tarafım var, sevişmem ve gülüşmem erkek gibiymiş.

Hangi erkekle seviştin lan hayvan demedim, diyemedim hiç. O da içimde bi uktedir.

Ama kuku sevmiyorum, sevemiyorum. Ama sevebilsem belki daha mutlu bi insan olur muydum, onu da bilemiyorum.

etkileşimli link; kuku için
meme için
(yalakalık değil, bildiğin platonik. benkalpfenasi. muç)

2 laklak edilmiş:

5 Posta dedi ki...

Bir yerde duydum, lezbiyenliği deneyen kadınların % 90 ı bu işe devam ediyormuş. Neyse, bu tarafta kaldığına sevindim. Aileden sorumlu bakan olmak için bir şansın var ilerde. Bana da sorsan memeyi kukudan fazla seviyorum. memeyi gözlerimle seviyorum, kukudan faydalanıyorum.

Ogan İnsan dedi ki...

Enteresan.